Smyrna'da kent olgusunun en kuvvetli görüldüğü süreç
Arkaik Dönem (650-546) içerisindedir. Bu yüzyılda, mimarlık ve ticaret alanında
büyük gelişme görülür. Bunun kültür alanına yansıması da, duygusal ve zarif bir
üsluba sahip Kolophonlu Mimnermos'un Smyrna'ya yerleşmesi olarak
gösterilebilir.
Yazılı kaynaklardan öğrendiğimize göre, 7.ve 6.yy'ın ilk
yarısında Miletos, Lesbos, Erythrai ve Samos tiranların idaresindeydi.
Hellen dünya görüşünün demokratik ilkeleri Smyrna'da bu
dönemin konut mimarisinde birbirleri ile eşdeğer ölçülerdeki konutlar üzerinde
belirgindir. Ancak H Açması'nda ortaya çıkarılan, kentin tam ortasında, en
güvenceli yerinde bulunan dar ve uzun bir avlunun etrafındaki yedi büyük mekan
ile zeytinyağı üreten bir işlik, bu yapı topluluğunun önemli bir soyluya, bir
tirana ya da bir krala ait olduğunu göstermektedir. Kentin Nekropolis
bölümündeki 600 tarihlerine ait Tantalos Mezarı da buna bir işaret olsa
gerektir. Yamanlar'ın güney sırtlarında tek başına denizden 205m yükseklikte,
çevreye egemen biçimde bir zamanlar yükselen bu yapı ancak bir krala ya da bir
“tyran”a aitti ve bu tiran Miletoslu Thrasyboulos'la aşağı yukarı çağdaş idi.
Böylece şimdilik Smyrna'nın da öteki İon kentlerinde olduğu üzere hem ilk
dönemlerde hem de parlak çağda krallar ya da “tyran”lar tarafından idare
edildiğini bir varsayım olarak kabul etmemiz gerekiyor.
Kentin başında bir kral ya da tiran olsa da, kentin idare
edilişinde demokratik taraflar vardı. örneğin Athena Tapınağı'nın terasları
yapılırken, batı terasın batı yarısı eksiktir. Buradaki yapıya gösterilen saygı
ya da mülkiyet hakkı, bu uygulamayı gerektirmiştir. Bu yapı ancak Alyattes
saldırısı esnasında tahrip gördükten sonra tapınağın batı terasının batı yarısı
tamamlanmıştır. Yine de görülür ki terasın batı duvarı düz olmayıp, batısındaki
evlerin doğu duvarına paralel olarak dönüş yapmıştır.
Smyrna'da tiran adı bilinmez ama tiranlık idaresinin
göstergeleri vardır. Bunlara ek olarak Athena Tapınağı'nda bulunan bronz adak
çubuğun üzerindeki “Protarkhos oğlu Oinotimos bu adağı Athena'ya sundu”
yazıtındaki baba oğul isimleri de, onların Eski İzmir kenti için ne denli
önemli olduklarına işaret etmektedir. Ayrıca 630 tarihlerine ait, uzun Toplantı
Megaronu, işlevi bakımından bir kralın ya da tiranın, soylularla Smyrna'nın
sorunlarını tartıştığı bir mekan olmalıdır.
5. ve 4.yy'larda da demokratik bir gücün güdümünde bir
krallık ya da tiranlıkla idare edildiği kanısındayız. özellikle 4.yy'da kentin
idare şeklinin tiranlık ya da beylik olduğunu 14 odalı yapı topluluğunun
varlığı göstermektedir. Odaların avluya bakan yüzlerindeki rektagonal taş
işçiliği ile aynı türde duvar işçiliği gösteren karşı yamaçlardaki çifte
tümülüsler de (bugün bu tümülüslerden tek örnek kalmıştır) bunun bir kanıtı
olsa gerektir.
11.yy'da bir Aiol kenti olarak kurulan Smyrna, özellikle 650-546 tarihleri arasında Aiolis Bölgesi'nin en büyük ve en önemli yerleşmesidir. Yazılı kaynaklardan öğrendiğimize göre Kolophon, Erythrai ve Teos şehir merkezinde oturan İonlar, Panionion hareketiyle kuzeye doğru yayılmışlar, Smyrna, Klazomenai ve Phokaia kentlerini işgal etmişlerdir. Herodotos'un anlattığı Kolophonlu İonların Bayraklı'ya yerleşmelerine karşın, İzmir'in Aiol özelliğinin Pers istilasına kadar hiçbir şekilde kaybolmadığı ele geçen verilerden görülmektedir. Kuruluşundaki Aiol niteliğine rağmen, daha sonraki süreçlerde yaşananlar, Smyrna'nın 12 Aiol kenti arasında sayılmamasına neden olur:
...Aiollerin kentlerine gelince, onlar da şunlardır: Phrikon'un kenti denilen Kyme, Larissa, Neonteikhos, Temnos, Killa, Notion, Aigiroessa, Pitane, Aigai, Myrina, Gryneia; eski on bir Aiol sitesi bunlardır; on ikinci olan Smyrna'yı, İonlar konfederasyondan ayırmışlardı...
Bakınız nasıl kaybettiler Aioller Smyrna'yı: Politik karşıtlarına yenik düşen ve yurtlarından göç eden Kolophonlular bu kente sığınmışlardı. Bu Kolophonlu sürgünler, Smyrnalıların, Dionysos bayramını kutlamak üzere surların dışına çıktıkları zamanı beklediler, sonra kapıları kapatıp kenti ele geçirdiler. Bütün Aioller yardıma koştular; bir anlaşma yapıldı; İonlar bütün taşınabilir eşyayı geri verecekler, Aioller de bunları alıp Smyrna'dan çıkacaklar. Smyrnalılar kabul ettiler, öbür on bir kent bunları paylaşıp kendi yurttaşları arasına kattılar.
Herodotos, I, 149-150
Herodotos'un naklettiği bu el değiştirmenin tarihine dair kesin veriler bulunmamakla birlikte, arkeolojik açıdan bazı sonuçlara da ulaşılmıştır:
“Bugün için İonların İzmir'e, daha Erken-protogeometrik dönemde (Mö 1000'ler) gelmeye başladıkları ve Aiollerle bir arada yaşadıkları kesin olarak belirmektedir. Bu nedenle 1-3 tabakasına (Mö 1000-875/850) Aiol-İon yerleşmesi adını vermenin yanlış olmayacağı kanısındayız.” (1)
Mö 1000'li yıllardan hemen sonra varlığını gösteren İon kültürüne ait malzemelere ve Herodotos'un anlattığı İon istilasına rağmen, Smyrna'nın bir İon kenti olarak çok sonraları kabul edilmesi de bir diğer ilginç bir tutumdur.
|