1911 yılında Hayfa yakınlarında Tulkarem'de, Osmanlı bürokrasisine
önemli isimler kazandırmış, köklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya
geldi. Modern Tulkarem dünya arkeolojisine, Caesarea Antik kentine ev
sahipliği yapması kadar, Ekrem Akurgal'ın burada doğmuş olmasıyla da
geçer. Soyadı kanunu çıktıktan sonra, kendisi için seçtiği isim de, bu
topraklarda binlerce yıl önce konuşulmuş ve binlerce yıl boyunca
unutulmuş bir dilden gelecektir; Sümerce'den. A-kur-gal; yani "Büyük Su
ülkesi"; yani Anadolu...
İstanbul'da büyüyüp, Almanya'da arkeoloji eğitimi almış ve
Türkiye'ye döndükten sonraki yıllarını, Klasik Arkeoloji'nin bir
disiplin haline gelmesi yolunda harcamıştır. Bugün üniversite
kürsülerindeki profesörlerin ve emekli olmuş profesörlerin büyük bir
kısmının hocası, yani Türkiye arkeolojisinde hocaların hocasıdır.
Arkeolojiye getirdiği katkı ise daha evrensel boyutlar içerir. Ön Asya
medeniyetleri ile Yunan ve Roma medeniyetleri arasındaki geçişleri,
yani Anadolu'yu anlatmıştır. Orient und Okzident (Doğu ve Batı) gibi
eserleri, Anadolu uygarlıkları üzerine çalışmaları ve Yunan kültürünün
doğuşu üzerine araştırmaları, hala konu üzerine çalışmak isteyen
insanlar için temel eserler niteliği taşımaktadır.
1980 darbesinden sonra, bilimsel düşünceye ve bilim insanlarına
karşı girişilen kıyımdan payına düşeni almış ve Türk Tarih Kurumu'ndan
uzaklaştırılmıştır. "1983'te Türk Tarih Kurumu'nun
devletleştirilmesiyle, tarih ve arkeoloji çalışmaları niteliğini
kaybetmiştir. Yetiştirdiğimiz gençler ancak Avrupa'da yapabildikleri
ile Türk ilmini sürdürüyorlar..."
1980'li yıllarda, Türkiye-Yunanistan arasında savaş çığırtkanlığının
en yüksek tonlara çıktığı günlerde, Aziz Nesin'in önerisi ve 48 aydının
katılımıyla birlikte Türk-Yunan dostluk derneğinin kurulmasını sağlar.
"Türk basınında her fırsatta Yunanlılarla Türkiye'nin savunma
olanakları ve vurucu güçleri karşılaştırılırdı. Buna karşılık,
yüzyıllarca Türklerle birlikte yaşamış Yunan ulusunun tarihi, dili,
sosyolojisi ve özellikle de kültürü konusunda hiçbir bilgi
yayınlanmazdı."
Daha ayrıntılı bilgi için Tüba yayınlarından çıkan "Bir Arkeoloğun Anıları: Ekrem Akurgal" kitabını tavsiye ederiz.
|